Tek kesiden kapalı akciğer ameliyatı (Uniportal VATS), göğüs kafesi açılmadan ve kaburgalar kesilmeden, yalnızca birkaç santimetrelik tek bir cerrahi giriş noktasından özel optik sistemlerle gerçekleştirilen ileri düzey bir göğüs cerrahisi yöntemidir.

Çağdaş tıp dünyasında minimal invaziv cerrahinin ulaştığı en güncel aşamayı temsil eden bu teknik, hastanın vücut bütünlüğünü korumayı temel alır. İşlem sırasında sağlıklı dokulara verilen hasar en alt seviyede tutulur.

Solunum sistemi hastalıklarıyla karşılaşan bireyler için cerrahi süreçler artık çok daha öngörülebilir ve konforlu bir nitelik kazanmıştır. Küçük bir pencereden sağlanan bu kapsamlı müdahale olanağı, geleneksel ameliyatların yarattığı fiziksel ve psikolojik çekinceleri geride bırakmaktadır.

Doğru cerrahi planlama ve teknolojik altyapının birleşimiyle uygulanan bu yaklaşım hastaların yaşam kalitesini koruyarak sağlıklarına kavuşmalarını destekleyen güvenilir bir standarttır.

Ameliyatın Adı Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı (Uniportal VATS)
Tıbbi Tanımı Tek bir göğüs duvarı kesisi üzerinden kamera ve cerrahi aletlerle gerçekleştirilen minimal invaziv toraks cerrahisidir.
Ameliyatın Amacı Akciğer ve göğüs boşluğu hastalıklarının cerrahi tedavisini daha az doku travmasıyla gerçekleştirmektir.
Hangi Hastalıklarda Uygulanır? Erken evre akciğer kanseri, akciğer nodülleri, pnömotoraks, plevral hastalıklar, bronşektazi ve seçilmiş mediasten kitleleri.
Uygulanabilen Ameliyatlar Lobektomi, segmentektomi, wedge rezeksiyon, büllektomi, plevra biyopsisi ve seçilmiş diğer toraks ameliyatları.
Kesi Sayısı ve Boyutu Genellikle 2–4 cm uzunluğunda tek bir kesi kullanılır. Kesi boyutu işlemin kapsamına göre değişebilir.
Anestezi Türü Genellikle genel anestezi ve tek akciğer ventilasyonu uygulanır.
Ameliyat Öncesi Değerlendirme Toraks BT, kan testleri, solunum fonksiyon testleri ve gerektiğinde PET-BT ile kardiyak değerlendirme yapılır.
Ameliyatın Uygulanışı Kamera ve cerrahi aletler aynı kesiden göğüs boşluğuna yerleştirilir. Cerrahi işlem monitör görüntüsü eşliğinde gerçekleştirilir.
Ameliyat Süresi İşlemin kapsamına göre yaklaşık 30 dakika ile 4 saat veya daha uzun sürebilir.
Hastanede Kalış Süresi Genellikle 1–5 gün arasında değişir. Kapsamlı akciğer rezeksiyonlarında uzayabilir.
Göğüs Tüpü Kullanımı Ameliyat sonrasında hava ve sıvı drenajı için genellikle göğüs tüpü yerleştirilir.
Avantajları Tek kesi, daha küçük ameliyat izi, daha az doku travması ve açık cerrahiye göre genellikle daha hızlı iyileşme.
Çok Kesili VATS’tan Farkı Uniportal VATS’ta tüm cerrahi aletler tek kesiden kullanılır. Çok portlu VATS’ta genellikle iki veya daha fazla kesi bulunur.
Açık Cerrahiden Farkı Kaburgalar arasında geniş bir torakotomi kesisi yerine küçük bir kesi kullanılır. Kaburgaların geniş şekilde ayrılması genellikle gerekmez.
Ameliyat Sonrası Ağrı Açık cerrahiye kıyasla genellikle daha azdır. Çok portlu VATS’a göre ağrı avantajı ise her çalışmada kesin olarak gösterilmemiştir.
Olası Komplikasyonlar Kanama, uzamış hava kaçağı, enfeksiyon, pnömoni, atelektazi, ritim bozuklukları ve nadiren solunum yetmezliği.
Açık Cerrahiye Geçiş Kontrolü zor kanama, yoğun yapışıklık veya anatomik zorluklar nedeniyle ameliyat sırasında açık cerrahiye geçilebilir.
Solunum Fonksiyonlarına Etkisi Solunum kapasitesindeki değişiklik esas olarak çıkarılan akciğer dokusunun miktarına ve ameliyat öncesi solunum fonksiyonlarına bağlıdır.
İyileşme Süresi Küçük girişimlerde yaklaşık 1–3 hafta, kapsamlı akciğer rezeksiyonlarında ise 4–8 hafta veya daha uzun olabilir.
Ameliyat Sonrası Egzersizler Erken yürüyüş, derin nefes alma, kontrollü öksürme ve gerektiğinde solunum fizyoterapisi uygulanır.
Patolojik İnceleme Çıkarılan akciğer veya plevra dokusu, hastalığın tanısı ve gerektiğinde kanser evrelemesi için incelenir.
Ameliyat Sonrası Takip Yara iyileşmesi, akciğerin genişlemesi, drenaj durumu ve gerektiğinde görüntüleme sonuçları değerlendirilir.
Acil Değerlendirme Gerektiren Bulgular Ani nefes darlığı, şiddetli göğüs ağrısı, yüksek ateş, belirgin kanlı balgam veya yoğun kanama.
Genel Sonuç Uniportal VATS, uygun hastalarda çeşitli akciğer ameliyatlarının tek kesiden yapılmasını sağlayan, açık cerrahiye göre daha az invaziv bir yöntemdir.
hakkimdagorsel
Prof. Dr.
Alper Fındıkçıoğlu

1973 İstanbul doğumluyum. İlkokulu Erzincan İnönü İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi Erzurum Anadolu Lisesi’nde okudum. Üniversite eğitimimi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1992–1998 yılları arasında tamamladım. Ardından İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği’nde 1998–2003 yılları arasında ihtisas yaptım. Aynı hastanede 1 yıl uzman olarak çalıştım.

2004–2005 yıllarında Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde vatani görevimi yerine getirdim. 2005 yılında Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladım. 2014’te doçent, 2022’de profesör oldum.

2024 yılında Acıbadem Hastanesi’nde çalışmaya başladım.

Hakkımda WhatsApp

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Göğüs Cerrahisinde Nasıl Bir Değişim Yaratmıştır?

Akciğer veya göğüs boşluğu ile ilgili bir operasyon gündeme geldiğinde, hastaların ve hasta yakınlarının zihninde genellikle büyük kesiler, uzun süren hastane yatışları ve zorlu bir iyileşme dönemi canlanır. Geçmiş yıllarda göğüs cerrahisinde uygulanan klasik açık yöntemler cerrahın içerideki dokulara ulaşabilmesi için göğüs duvarında oldukça geniş bir alan açılmasını gerektiriyordu. Kaburgaların aralanması ve kas dokularının kesilmesi, hastalığın tedavisini sağlasa bile vücut için ağır bir yük oluşturuyordu. Zaman içerisinde tıp teknolojisinin ilerlemesi ve kamera sistemlerinin gelişmesiyle birlikte cerrahi yaklaşımlarda dokuyu koruma anlayışı ön plana çıkmaya başladı.

Doksanlı yıllardan itibaren yaygınlaşan kamera destekli kapalı yöntemler başlangıçta göğüs kafesinde açılan üç veya dört ayrı küçük delikten gerçekleştiriliyordu. Bu yöntem açık cerrahiye kıyasla hastaların çok daha rahat nefes almasını sağlasa da birden fazla kaburga aralığının kullanılması yine de belli bir düzeyde doku hassasiyetine yol açabiliyordu. Gelinen son noktada ise bütün bu işlemin yalnızca tek bir küçük pencereden yapılabildiği modern teknikler geliştirildi. Göğüs kafesinin doğal yapısına saygı gösteren bu yaklaşım hem iyi huylu hastalıklarda hem de kanser cerrahisinde hastaların ameliyat sürecini çok daha konforlu geçirmesine olanak tanımaktadır.

Geleneksel cerrahiden günümüze geçişte öne çıkan temel kazanımlar şunlardır:

  • Küçülen cerrahi kesi boyutu
  • Azalan kas ve doku hasarı
  • Korunan göğüs kafesi bütünlüğü
  • Kısalan hastane yatış süreleri
  • Hızlanan günlük hayata dönüş süreci
  • Estetik açıdan belirsiz yara izi

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı İle Geleneksel Açık Cerrahi Arasındaki Farklar Nelerdir?

Göğüs kafesi, hayati organları koruyan sağlam bir kalkan olmasının yanı sıra aldığımız her nefeste esneyip genişleyen hareketli bir yapıdır. Her bir kaburganın hemen alt kenarında, o bölgenin hissiyatını sağlayan ve solunum kaslarını uyaran ince sinir ağları ile damarlar uzanır. Geleneksel açık ameliyatlarda, yani torakotomi işlemlerinde, cerrahın akciğere doğrudan ulaşabilmesi için on beş ila yirmi beş santimetreyi bulan kesiler yapılır ve kaburgalar metal ayırıcı aletlerle birbirinden uzaklaştırılır. Bu esnetme işlemi sırasında kaburga altındaki hassas sinirler baskı altında kalabilir ve göğüs duvarındaki büyük kas grupları kesintiye uğrar. Sinir dokusunun bu şekilde zorlanması, operasyon sonrasında uzun aylar devam edebilen batma, yanma ve uyuşma tarzı ağrıların en önemli nedenidir.

Kapalı yöntemde ve özellikle tek kesi yaklaşımında ise göğüs duvarının bu hassas mimarisine oldukça nazik yaklaşılır. Операsyon sırasında kemik dokulara dokunulmaz ve kaburgaları zorlayarak açan metal ekartör aletleri kullanılmaz. Sadece iki kaburganın arasındaki doğal boşluktan faydalanılarak içeriye ulaşılır. İşlem tek bir kaburga aralığı ile sınırlandırıldığı için, diğer kaburga aralıklarındaki sinirler ve kaslar bu süreçten etkilenmez. Böylece hasta uyandığında göğüs kafesinde ağır bir baskı hissetmez ve solunum hareketlerini çok daha doğal bir şekilde sürdürebilir.

Açık cerrahiye kıyasla bu yöntemin öne çıkan farkları aşağıdaki gibidir:

  • Kaburga ayırıcı aletlerin kullanılmaması
  • Kemik bütünlüğünün korunması
  • Göğüs duvarı kaslarının kesilmemesi
  • Sinir sıkışması riskinin azalması
  • Kanama miktarının düşük seyretmesi
  • Kronik ağrı ihtimalinin gerilemesi

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Sırasında Göğüs Boşluğuna Nasıl Ulaşılır?

Hastaların en çok merak ettiği konulardan biri, sadece birkaç santimetrelik tek bir açıklıktan akciğer gibi büyük ve hayati bir organa nasıl müdahale edilebildiğidir. Bu işlemin temelinde, göğüs anatomisinin doğru noktadan kullanılması ve gelişmiş optik sistemlerin sağladığı geniş görüş açısı yatar. Girişim genellikle koltuk altının biraz alt hizasından, göğüs kafesinin yan duvarında yer alan dördüncü veya beşinci kaburga aralığından yapılır. Bu bölge, kas tabakasının daha ince olduğu ve kaburgalar arası mesafenin en rahat çalışma imkanı sunduğu anatomik noktadır.

Üç veya dört delikli eski kapalı yöntemlerde, kamera bir delikten, cerrahi aletler ise diğer deliklerden içeri gönderilerek içeride üçgen şeklinde bir çalışma düzeni kurulurdu. Tek kesiden yapılan işlemlerde ise hem yüksek çözünürlüklü ince kamera hem de cerrahın kullandığı özel aletler aynı küçük kesiden, birbirine paralel olarak göğüs boşluğuna ilerletilir. Bu paralel yerleşim, cerrahın gözü, elleri ve ekrandaki görüntü arasında doğal bir uyum oluşturur. Cerrah, tıpkı açık bir ameliyatta doğrudan yukarıdan aşağıya doğru bakıyormuş gibi doğal bir derinlik algısıyla çalışır. Kameranın ucundaki açılı mercekler sayesinde, insan gözünün doğrudan ulaşmakta zorlanabileceği en kuytu köşeler bile ekranda defalarca büyütülmüş ve aydınlatılmış olarak net bir biçimde görülür.

Bu cerrahi erişim tekniğinin sağladığı başlıca avantajlar şunlardır:

  • Doğrudan ve doğal görüş açısı
  • Büyütülmüş yüksek çözünürlüklü görüntü
  • Tek kaburga aralığında sınırlı işlem
  • Cerrah için uyumlu el ve göz koordinasyonu
  • Göğüs boşluğunun her noktasına erişim imkanı
  • İşlem sonunda tek noktadan drenaj

WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Tedaviler hakkında bilgi almak için yandaki butona tıklamanız yeterli. Profesyonel ekibimiz sizinle hemen iletişime geçecektir.

WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

whatsapp

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Hangi Özel Cerrahi Aletlerle Yapılır?

Küçük bir pencereden hem kameranın hem de birkaç farklı cerrahi aletin aynı anda geçip içeride birbirine çarpmadan çalışabilmesi, standart ameliyat aletleriyle gerçekleştirilebilecek bir işlem değildir. Bu yöntemin güvenli bir şekilde uygulanabilmesi için göğüs cerrahisine özel olarak tasarlanmış ince, uzun ve kavisli enstrümanlar geliştirilmiştir. Bu aletlerin gövdeleri ince olduğu için kesi yerinde yer kaplamaz, uç kısımları ise göğüs boşluğunun içinde cerrahın el hareketlerine göre farklı yönlere dönebilen eklemli bir yapıya sahiptir. Bu sayede damarların veya bronşların arka kısımları bile çevre dokulara zarar verilmeden nazikçe ayrılabilir.

İşlemin başında, açılan küçük kesiye yumuşak silikon bir yara koruyucu kılıf yerleştirilir. Bu esnek halka, aletlerin giriş çıkışı sırasında cilt kenarlarının ve kaburga altındaki sinirin zedelenmesini önlerken aynı zamanda kesi hattını temiz tutar. İçerideki büyük damarların ve hava yollarının ayrılması aşamasında ise endoskopik stapler adı verilen, dokuyu keserken aynı anda her iki ucu çok ince titanyum zımbalarla kapatan özel cihazlar kullanılır. Bu cihazlar hava kaçağı ve kanama riskini önemli ölçüde azaltır. Çıkarılan hastalıklı doku ise kesi kenarlarına temas etmemesi için özel koruyucu torbalar içerisine alınarak dışarı çıkarılır ve operasyonun sonunda aynı açıklıktan tek bir ince göğüs tüpü yerleştirilir.

Operasyon sürecinde sıklıkla kullanılan özel ekipmanlar şunlardır:

  • Yüksek çözünürlüklü açılı optik kameralar
  • Çift eğimli ve eklemli tutucu aletler
  • Silikon yara koruyucu aparatlar
  • Damar mühürleyici enerji cihazları
  • Açılanabilir endoskopik kesici ve kapatıcılar
  • Koruyucu doku çıkarma torbaları

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Hangi Hastalıkların Tedavisinde Tercih Edilir?

İlk uygulanmaya başlandığı yıllarda yalnızca küçük doku örneklerinin alınması veya basit kistlerin çıkarılması için tercih edilen bu yöntem cerrahi tecrübenin artması ve aletlerin gelişmesiyle birlikte göğüs cerrahisinin hemen her alanında kullanılır hale gelmiştir. Bugün akciğerin kendisinden kaynaklanan hastalıkların yanı sıra akciğer zarını ilgilendiren sorunlarda ve iki akciğerin arasında yer alan mediasten bölgesindeki kitlelerin tedavisinde yaygın biçimde uygulanmaktadır.

Özellikle iman tahtası kemiğinin hemen arkasında yer alan timus bezi büyümeleri, timoma adı verilen tümörler ve doğuştan gelen kistler, geçmişte göğüs ön kemiğinin boydan boya kesilmesiyle çıkarılırdı. Göğüs kemiğinin kesilmesi, hastanın aylarca sırtüstü yatmasını ve ağır hareket kısıtlamalarını beraberinde getirirdi. Oysa yandan açılan tek bir küçük kesiden bu bölgeye ulaşılması, göğüs kemiğinin kesilmesine gerek bırakmadan kitlelerin çıkarılmasına olanak tanır. Aynı şekilde aşırı el ve koltuk altı terlemesi gibi sosyal yaşamı zorlaştıran durumlarda da sempatik sinir zincirine yönelik müdahaleler bu yolla kısa sürede gerçekleştirilebilmektedir.

Bu yöntemin sıklıkla uygulandığı başlıca hastalık grupları aşağıdaki gibidir:

  • Erken evre akciğer kanserleri
  • İyi huylu akciğer kitleleri ve kistleri
  • Tekrarlayan akciğer sönmesi vakaları
  • Akciğer zarı sıvı birikmeleri ve enfeksiyonları
  • Timus bezi hastalıkları ve tümörleri
  • Göğüs boşluğu lenf bezi büyümeleri
  • Bölgesel aşırı terleme sorunu

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Akciğer Kanseri Tedavisinde Nasıl Uygulanır?

Kanser teşhisi alan hastaların kapalı yöntemler konusunda aklına takılan en önemli soru, küçük bir kesiden yapılan ameliyatın kanseri temizlemek için yeterli olup olmayacağıdır. Kanser cerrahisinde temel ilke, tümörlü dokunun geride hücre bırakmayacak şekilde sağlam sınırlarla çıkarılması ve tümörün yayılma ihtimali olan lenf bezlerinin toplanmasıdır. Kapalı yöntemde kesinin küçük olması, içeride yapılan işlemin küçüldüğü anlamına gelmez. İçeride gerçekleştirilen anatomik temizlik, açık ameliyatta yapılan işlemle aynı onkolojik kurallara dayanır.

Akciğer kanseri operasyonlarında hastalığın evresine ve yerine göre akciğerin bir lobu, bir segmenti veya bazen daha geniş bir bölümü çıkarılır. Ekranda sağlanan yüksek büyütmeli görüntü sayesinde, akciğerin ana damarları, bronşları ve özellikle nefes borusu ile ana damarların çevresine yerleşmiş olan lenf bezleri çok yakından incelenebilir. Yapılan klinik araştırmalar, bu yöntemle çıkarılan lenf bezi sayısının ve elde edilen temizlik oranının açık ameliyatlarla benzer düzeyde olduğunu göstermektedir. Hastalıklı lob koruyucu bir torba içinde dışarı alındığı için kesi yerine tümör hücresi bulaşma ihtimali de oldukça düşüktür. Üstelik vücut direnci açık ameliyattaki kadar yıpranmadığı için, ameliyat sonrasında ek olarak ilaç veya ışın tedavisi alması gereken hastalar bu süreçlere çok daha dinç bir şekilde başlayabilmektedir.

Kanser cerrahisinde bu yaklaşımla gerçekleştirilebilen temel işlemler şunlardır:

  • Akciğerin bir lobunun çıkarılması
  • Küçük akciğer segmentlerinin alınması
  • Hava yolu koruyucu onarım işlemleri
  • Göğüs boşluğu lenf bezlerinin temizlenmesi
  • Tanı amaçlı kitle biyopsileri
  • Akciğer zarı tümör örneklemesi

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Şüpheli Akciğer Nodüllerinin Teşhisinde Nasıl Rol Oynar?

Günümüzde sağlık taramalarının yaygınlaşması ve yüksek çözünürlüklü tomografi cihazlarının kullanımı sayesinde, akciğer dokusu içinde henüz birkaç milimetre boyutundayken fark edilen küçük lekeler veya nodüller sıklıkla saptanmaktadır. Bazen buzlu cam görünümünde olan bu küçük yapıların iyi huylu bir enfeksiyon izi mi yoksa başlangıç aşamasında bir tümör mü olduğunu anlamak, tedavi planı için hayati önem taşır. Ancak bu nodüller çok küçük olduğunda veya akciğerin derin noktalarında yer aldığında, dışarıdan iğne ile girilerek parça alınması her zaman mümkün olmayabilir veya alınan küçük örnek tanı koymaya yetmeyebilir.

Böyle durumlarda girişimsel radyoloji bölümü ile ortak bir çalışma yürütülür. Operasyon öncesinde tomografi eşliğinde nodülün bulunduğu nokta özel bir boya maddesi veya ince bir kılavuz tel yardımıyla işaretlenir. Ardından hasta ameliyathaneye alınır ve tek kesiden girilerek işaretli olan bu küçük bölge on beş ila yirmi beş dakika gibi kısa bir sürede çıkarılır. Çıkarılan doku, hasta henüz uyurken ameliyathanedeki patoloji uzmanları tarafından hızlı inceleme yöntemiyle değerlendirilir. Sonuç iyi huylu gelirse işlem sonlandırılır ve hasta kısa sürede taburcu edilir. Eğer incelemede kötü huylu hücreler görülürse, hastayı ikinci bir ameliyat stresine sokmadan aynı seansta ve aynı küçük kesiden kanser cerrahisinin gerektirdiği asıl tedavi aşamasına geçilebilir.

Küçük nodüllerin tanı ve tedavisinde izlenen adımlar şunlardır:

  • Tomografi eşliğinde nodül işaretlemesi
  • Tek kesiden hedef dokunun çıkarılması
  • Ameliyat sırasında hızlı patolojik inceleme
  • İyi huylu sonuçta işlemin tamamlanması
  • Kötü huylu sonuçta eşzamanlı lobektomi
  • Erken evrede hızlı tedavi imkanı

WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Tedaviler hakkında bilgi almak için yandaki butona tıklamanız yeterli. Profesyonel ekibimiz sizinle hemen iletişime geçecektir.

WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

whatsapp

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Akciğer Sönmesi ve Sıvı Birikmesinde Nasıl Yardımcı Olur?

Tıpta pnömotoraks olarak bilinen akciğer sönmesi, çoğunlukla genç, zayıf ve uzun boylu bireylerde akciğerin üst kısımlarında oluşan küçük hava keseciklerinin kendiliğinden yırtılmasıyla ortaya çıkar. Yırtılan kesecikten göğüs boşluğuna sızan hava, akciğerin üzerine baskı yaparak sönmesine ve ani göğüs ağrısı ile nefes darlığına neden olur. Tekrarlayan veya tüp takılmasına rağmen kapanmayan hava kaçaklarında, bu balonlaşmış zayıf dokuların çıkarılması ve akciğerin göğüs duvarına tekrar tutunmasının sağlanması gerekir. Genç ve aktif hastaların iş veya okul yaşamlarından uzak kalmaması açısından tek kesiden yapılan müdahale oldukça avantajlıdır; hastalar genellikle bir iki gün içinde evlerine dönebilirler.

Benzer şekilde zatürre sonrasında, kalp hastalıklarında veya akciğer zarını tutan rahatsızlıklarda göğüs boşluğunda sıvı birikebilir. Bazen bu sıvı koyulaşıp iltihaplanarak akciğerin etrafını kalın bir kabuk gibi sarar ve akciğerin şişmesini engeller. Geçmişte bu kalınlaşmış zarları soymak için büyük kesiler açılması gerekirken, günümüzde tek bir küçük açıklıktan girilerek içerideki sıvı boşaltılabilmekte ve akciğeri sıkıştıran tabakalar temizlenerek akciğerin yeniden rahatça havalanması sağlanabilmektedir.

Akciğer zarı ve hava keseciği sorunlarında uygulanan müdahaleler aşağıdaki gibidir:

  • Hava keseciklerinin kapalı yöntemle çıkarılması
  • Tekrarı önleyici akciğer zarı işlemleri
  • Göğüs boşluğundaki sıvının boşaltılması
  • Akciğer zarı yapıştırma uygulamaları
  • İltihaplı dokuların ve zarların temizlenmesi
  • Kalp zarı sıvı tahliye pencereleri

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Narkozsuz ve Uyanık Olarak Nasıl Gerçekleştirilir?

Göğüs cerrahisinde uygulanan genel anestezi, hastanın tamamen uyutulmasını ve nefes borusuna özel bir tüp yerleştirilerek işlem sırasında tek akciğerin solunum cihazıyla havalandırılmasını içerir. Sağlıklı bireyler bu süreci rahatlıkla tolere edebilirken, ileri derecede KOAH hastası olan solunum kapasitesi oldukça kısıtlı bulunan veya ek sağlık sorunları nedeniyle genel anestezi alması yüksek risk taşıyan hastalarda solunum cihazına bağlanmak ameliyat sonrası süreci zorlaştırabilir.

Bu özel hasta grubu için geliştirilen uyanık kapalı cerrahi yaklaşımı, genel anesteziye alternatif bir yol sunar. Bu yöntemde hastanın nefes borusuna tüp takılmaz ve solunum cihazı kullanılmaz. Bunun yerine bölgesel uyuşturma teknikleri veya sırttan uygulanan epidural anestezi ile sadece ameliyatın yapılacağı göğüs bölgesi hissizleştirilir ve hastaya hafif bir sakinleştirici verilir. Operasyon boyunca hasta kendi doğal nefesini alıp vermeye devam eder. Nefes borusunun tahriş olmaması ve genel anestezi ilaçlarının vücuda verilmemesi sayesinde, solunum rezervi sınırlı olan hastalar işlemden hemen sonra odalarına alınabilmekte ve çok daha hızlı bir şekilde günlük rutinlerine kavuşabilmektedir.

Uyanık cerrahi yaklaşımın değerlendirildiği hasta grupları şunlardır:

  • İleri evre kronik akciğer hastaları
  • Solunum kapasitesi düşük bireyler
  • Genel anestezi riski yüksek yaşlılar
  • Kısa süreli tanısal işlem gerekenler
  • Tekrarlayan sıvı birikmesi olan hastalar
  • Seçilmiş erken evre akciğer sönmesi vakaları

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Sonrasında Ağrı ve İyileşme Süreci Nasıl İlerler?

Ameliyat sonrasındaki iyileşme kalitesini belirleyen en temel faktör, hastanın derin nefes alabilmesi ve akciğerde biriken salgıları öksürerek rahatça çıkarabilmesidir. Açık ameliyatlardan sonra göğüs duvarında oluşan şiddetli ağrı, hastaların derin nefes almaktan ve öksürmekten kaçınmasına yol açar. İçeride biriken balgamın atılamaması ise akciğerin bir kısmının kapanmasına veya zatürre gibi enfeksiyonların gelişmesine zemin hazırlayabilir. Tek kesi yönteminde yalnızca tek bir kaburga aralığı kullanıldığı ve kaslar korunduğu için ameliyat sonrası hissedilen ağrı oldukça hafif düzeydedir.

Ağrının az olması sayesinde hastalar ameliyattan birkaç saat sonra yataklarında oturabilir, hemşire eşliğinde koridorda yürüyüş yapabilir ve solunum egzersizlerini zorlanmadan uygulayabilirler. Ağır ve uyku hali yaratan güçlü ağrı kesicilere duyulan ihtiyaç azalır. İçerideki doku hasarı sınırlı olduğu için göğüs tüpünden gelen sıvı miktarı da daha az olur ve tüp çoğu zaman birkaç gün içinde çekilir. Hastanede kalış süresi açık ameliyatlara göre belirgin biçimde kısalır; hastalar yorucu bir nekahet dönemi geçirmeden sosyal hayatlarına adım atabilirler.

Ameliyat sonrası erken dönemde hastaların yaşadığı olumlu etkiler şunlardır:

  • Düşük düzeyde seyreden yara yeri ağrısı
  • Azalan güçlü ağrı kesici ihtiyacı
  • Rahat öksürebilme ve nefes alabilme
  • Ameliyat günü erken yürüyüş imkanı
  • Göğüs tüpünün erken dönemde çekilmesi
  • Solunum yolu enfeksiyonu riskinin düşmesi

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Öncesinde Hastalara Hangi Hazırlıklar Yapılır?

Başarılı ve güvenli bir operasyon süreci, ameliyathaneye girmeden günler önce yapılan detaylı hazırlıklarla başlar. Her hastanın akciğer kapasitesi, kalp sağlığı ve hastalığının anatomik yerleşimi kendine özgüdür. Bu nedenle ilk aşamada solunum fonksiyon testleri yapılarak hastanın akciğerlerinin işlem sırasındaki ve sonrasındaki kapasitesi ölçülür. Eşlik eden tansiyon, şeker veya kalp rahatsızlıkları varsa ilgili branş hekimleriyle birlikte değerlendirilerek gerekli ilaç düzenlemeleri yapılır.

Hastalığın göğüs boşluğu içindeki yerini, ana damarlarla ve bronşlarla olan komşuluğunu netleştirmek amacıyla yüksek çözünürlüklü tomografi ve gerekiyorsa PET-BT görüntülemeleri incelenir. Özellikle anatomik farklılıkların düşünüldüğü karmaşık vakalarda, tomografi görüntüleri özel yazılımlarla üç boyutlu modellere dönüştürülerek damar dallanmaları operasyon öncesinde haritalandırılır. Ayrıca hastanın ameliyat öncesinde sigarayı bırakması, solunum egzersiz aletleriyle nefes çalışmalarını öğrenmesi ve düzenli yürüyüşler yapması, operasyon sonrasındaki toparlanma hızını doğrudan artıran çok değerli hazırlıklardır.

Operasyon öncesinde rutin olarak planlanan hazırlık aşamaları aşağıdaki gibidir:

  • Ayrıntılı solunum fonksiyon testleri
  • Yüksek çözünürlüklü akciğer tomografisi
  • Üç boyutlu damar ve bronş haritalaması
  • Kalp sağlığı ve anestezi değerlendirmesi
  • Kan tahlilleri ve pıhtılaşma kontrolleri
  • Sigaranın bırakılması ve nefes egzersizleri

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Hangi Durumlarda Uygun Bir Seçenek Olmayabilir?

Kapalı cerrahi teknikler hastalar için pek çok konfor sunsa da her hasta veya her hastalık bu yöntem için uygun olmayabilir. Tıpta ve cerrahide öncelikli kural, kesinin ne kadar küçük olduğundan ziyade işlemin hasta için en güvenli ve en doğru şekilde tamamlanmasıdır. Örneğin tümör boyutunun yedi santimetrenin üzerinde olduğu çok büyük kitlelerde, dokuyu küçük bir aralıktan çıkarmak veya içeride güvenli çalışma alanı bulmak zorlaşabilir. Aynı şekilde tümörün göğüs duvarına, kaburgalara, kalbe veya ana damarların başlangıç kısımlarına doğru ilerlediği durumlarda doğrudan kontrol sağlamak amacıyla açık cerrahi yöntemlerin tercih edilmesi daha güvenli bir yaklaşımdır.

Bunun yanı sıra hastanın geçmişte geçirdiği ağır akciğer enfeksiyonları, verem hastalığı veya daha önce uygulanmış göğüs ameliyatları nedeniyle akciğer ile göğüs duvarı birbirine sıkıca yapışmış olabilir. Bu tür yoğun yapışıklıklar kameranın ilerlemesini ve aletlerin hareket etmesini kısıtlayabilir. Bazen de kapalı olarak başlanan bir operasyonda, kireçlenmiş lenf bezlerinin ana damarlara çok sıkı yapıştığı görülebilir veya kanama kontrolü için daha geniş bir görüşe ihtiyaç duyulabilir. Böyle anlarda cerrahın açık yönteme geçmesi bir aksilik değil hasta güvenliğini koruma altına alan doğru ve sorumlu bir tıbbi karardır.

Açık cerrahi yaklaşımın tercih edilmesini gerektirebilen durumlar şunlardır:

  • Çok büyük boyutlara ulaşmış akciğer kitleleri
  • Göğüs duvarı ve kaburga tutulumu olan tümörler
  • Ana kalp damarlarına uzanan hastalıklar
  • Geçmiş enfeksiyonlara bağlı yaygın yapışıklıklar
  • Tek akciğer solunumunu tolere edemeyen hastalar

İşlem sırasında güvenli görüş alanının kısıtlanması

Tek Kesiden Kapalı Akciğer Ameliyatı Sonrası Evde Bakım Sürecinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Hastaneden taburcu olduktan sonra evde geçirilen ilk birkaç hafta, akciğerin yeni durumuna uyum sağlaması ve kalan dokunun göğüs boşluğunu doldurması açısından oldukça önemlidir. Hastaların evde sürekli yatmak yerine, kendilerini aşırı yormadan ev içinde ve açık havada düzenli yürüyüşler yapmaları kan dolaşımını hızlandırır ve akciğer kapasitesinin toparlanmasına büyük katkı sağlar. Hastanede öğretilen nefes egzersizlerine ve üfleme aleti çalışmalarına evde de aksatmadan devam edilmesi, akciğerin en uç köşelerinin bile iyi havalanmasına yardımcı olur.

Kesi yeri küçük olduğu için bakımı genellikle kolaydır; doktorun belirttiği süre sonunda ılık suyla duş alınabilir, ancak yara yerinin liflenerek tahriş edilmemesine ve banyo sonrasında temiz bir havluyla nazikçe kurulanmasına özen gösterilmelidir. İlk bir ay boyunca ağır eşyalar kaldırmaktan ve göğüs kaslarını aşırı zorlayan ani hareketlerden kaçınmak gerekir. Protein ve vitamin açısından dengeli beslenmek, bol su tüketmek içerideki sıvıların incelip rahat atılmasını destekler. Eğer evde dinlenme sırasında artan nefes darlığı, düşmeyen ateş veya kesi yerinde kızarıklık ve akıntı gibi belirtiler fark edilirse vakit kaybetmeden hekimle iletişime geçilmelidir.

Taburculuk sonrasında evde uygulanması önerilen bakım kuralları şunlardır:

  • Düzenli ve tempolu günlük yürüyüşler
  • Solunum egzersizi aletinin düzenli kullanımı
  • Yara yerinin temiz ve kuru tutulması
  • Ağır kaldırmaktan ve zorlamadan kaçınılması
  • Bol sıvı tüketimi ve dengeli beslenme
  • Tütün ürünlerinden ve dumanlı ortamlardan uzak durulması

Göğüs cerrahisinde ulaşılan bu güncel nokta, hastalıkların tedavisinde cerrahi kurallardan ödün vermeden insan vücudunu korumayı amaçlayan bütüncül bir bakış açısını yansıtmaktadır. Küçük bir pencereden gerçekleştirilen bu işlemler sayesinde hastalar, büyük ameliyatların getirdiği fiziksel ve ruhsal yüklerden uzaklaşarak tedavi süreçlerini çok daha güvenli, sakin ve konforlu bir şekilde tamamlayabilmektedir. Uygun hasta seçimi, detaylı ameliyat öncesi hazırlık ve deneyimli bir cerrahi ekibin bir araya gelmesiyle, akciğer hastalıklarının tedavisinde yaşam kalitesini koruyan bu yaklaşım modern tıbbın en değerli olanaklarından biri olarak öne çıkmaktadır.

Sıkça sorulan sorular

Tek kesiden kapalı akciğer ameliyatı, uniportal VATS olarak adlandırılan minimal invaziv cerrahi yöntemidir. Akciğer kanseri, akciğer nodülleri, pnömotoraks ve bazı plevra hastalıklarında uygulanabilir. Hastanın uygunluğu ayrıntılı değerlendirmeyle belirlenir.
Uniportal VATS ameliyatında göğüs duvarına genellikle birkaç santimetrelik tek bir kesi açılır. Kamera ve cerrahi aletler bu açıklıktan ilerletilir. Cerrah, ekrandaki görüntüler yardımıyla işlemi gerçekleştirir. Kesi boyutu yapılacak ameliyata göre değişir.
Tek kesiden kapalı akciğer ameliyatının süresi işlemin kapsamına bağlıdır. Küçük cerrahi girişimler daha kısa sürerken lobektomi birkaç saat sürebilir. Hastanede kalış genellikle birkaç gündür. Hava kaçağı veya komplikasyonlar taburculuğu geciktirebilir.
Tek kesili VATS yönteminde kamera ve cerrahi aletler aynı kesiden kullanılırken çok kesili VATS yönteminde birden fazla giriş noktası bulunur. Her iki teknik de kapalı cerrahidir. Ağrı ve iyileşme açısından sonuçlar hastaya ve işlemin kapsamına göre değişebilir.
Tek kesiden kapalı akciğer ameliyatı, özellikle cerrahiye uygun erken evre akciğer kanserlerinde değerlendirilebilir. Seçilmiş bazı ileri evre olgularda da uygulanabilir. Tümörün yerleşimi, büyüklüğü, lenf bezlerinin durumu ve hastanın sağlık özellikleri önemlidir.
Tek kesili VATS sonrasında kanama, enfeksiyon, uzamış hava kaçağı, zatürre ve kalp ritim bozuklukları gelişebilir. Bazı durumlarda açık cerrahiye geçilmesi gerekebilir. Riskler hastanın genel sağlık durumuna ve gerçekleştirilen işlemin kapsamına bağlıdır.
Tek kesili VATS sonrasında iyileşme genellikle birkaç hafta sürer. Ancak akciğer dokusunun çıkarıldığı kapsamlı ameliyatlarda toparlanma uzayabilir. Solunum egzersizleri, düzenli yürüyüş, yara bakımı ve doktor kontrolleri iyileşmeyi destekler.
Tek kesili VATS sonrasında kesi bölgesinde ağrı, hassasiyet veya uyuşma görülebilir. Küçük kesi nedeniyle açık cerrahiye göre daha sınırlı iz kalabilir. Ağrının şiddeti ve izin görünümü hastanın iyileşme özelliklerine göre değişiklik gösterir.
Tek kesili VATS sonrasında göğüs boşluğundaki hava ve sıvıyı boşaltmak için dren yerleştirilebilir. Göğüs tüpü, hava kaçağı durduğunda ve sıvı miktarı uygun düzeye indiğinde çıkarılır. Bu süre hastanın durumuna göre birkaç gün sürebilir.
Ameliyat sonrasında sigaradan uzak durulmalı, solunum egzersizleri yapılmalı ve yürüyüşlerle hareket artırılmalıdır. Ağır kaldırma ve yoğun egzersiz için doktor onayı alınmalıdır. Günlük yaşama dönüş birkaç hafta sürebilir ve kişiden kişiye değişir.

Blog Yazıları

Akciğer Zarı Kanseri Olanların Yorumları ve Tedavi Deneyimleri

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu » Hasta Yorumları & Deneyimleri » Akciğer Zarı [...]

Pnömotoraks Ameliyatı Olanların Yorumları ve İyileşme Süreci

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu » Hasta Yorumları & Deneyimleri » Pnömotoraks Ameliyatı [...]

Timoma Ameliyatı Olanların Yorumları ve Hasta Deneyimleri

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu » Hasta Yorumları & Deneyimleri » Timoma Ameliyatı [...]

Akciğer Kisti Ameliyatı Olanların Yorumları ve İyileşme Süreci

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu » Hasta Yorumları & Deneyimleri » Akciğer Kisti [...]

Torasik Outlet Sendromu Ameliyatı Olanların Yorumları ve Deneyimleri

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu » Hasta Yorumları & Deneyimleri » Torasik Outlet [...]

Akciğer Parankimi Nedir? Yapısı, Görevleri ve Hastalıkları

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu » Göğüs Hastalıkları » Akciğer Parankimi Nedir? Yapısı, [...]

Akciğerde Leke Neden Olur? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu » Göğüs Hastalıkları » Akciğerde Leke Neden Olur? [...]

Akciğer Ağrısı Neden Olur? Belirtileri ve Tedavisi

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu » Göğüs Hastalıkları » Akciğer Ağrısı Neden Olur? [...]